ESHAB-I KEHFİN HİKAYESİ
Eshab-ı Kehf - Afşin
MAĞARA ARKADAŞLARININ HİKAYESİ
Eshabı Kehf hadisesi kur anı karim de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü bedel mevt(Yeniden dirilme )inancının delilleri arasında gösterilir. Buna göre
Efsus yada Yarpuz denilen yerde Dakyanus (Dakyus) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlara taptırırmış. Allah ın varlığına ve birligine inanan bir kaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyrugu dışına çıkarlarmış Bunu haber alan Dakyanus tan kaçan gençler kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar Çoban ve kıtmir adındaki köpegi de onlara katılır Çobanın bildigi ve yanında su olan bir mağraya sığınan Eshabül kehf burada uykuya dalarlar Kralın vezinleri mağrayı bulurlar ançak korkularından içeriye giremezler Eshabı kehf buradaysa çıkmayıp helak olsunlar diyerek mağranın ağzını ördürürler
Eshabı kehf bir rivayete göre 309 sene bu vaziyette kalırlar acıktıklarından bahisle içlerinden Yemliha yı şehre ekmek almaya gönderirler Şehirde Dakyanus zamanından kalma parayla alış veriş yapmak isteyen Yemliha dan şüphelenen halk onu mahkemeye çıkartır Mahkemede halini anlatan Yemliha delil için halkı mağranın önüne getirir Ancak mağrada kendisini bekleyen arkadaşlarının korkabileceğinden bahisle içeriye yalnız girip onlara durumu anlatacağını söyleyerek ayrılır ve sır olup gider bu olay zalim Dakyanus tan yüz yıllarca sene sonra Allah a inanmakla beraber ahirete ve yeniden dirilmeye inanmayan halk için müthiş bir mucize olur. Devrin kralının dualarıda böylece kabul olmuş olur.
Kuran ı Kerimde yer alan Kehf Suresinde mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Kehf suresinin 9. ayetinde "sen ashabı kehfi ve rakimi kerametlerimizden birimi sandın" sözleri ile Hz. Peygambere seslenildikten sonra mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye başlanmaktadır.(Bazı kimseler ) "onlar üçtür dördüncüleri köpekleridir" diyecekler bunlar (Bazılarıda ) onlar beştir altıncıları köpektir diyecektir. Bunlar gaybı taşlamaktır ( Bazıları ise ) onlar yedidir sekizincileri köpekleridir diyeceklerdir De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. O halde onlar hakkında sana bildirilen açık deliller dışında münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma (Kehf Suresi 22)
Hiç bir şey için (Bunu yarın yapacağım deme Kehf suresi 23)
Ancak "Allah dilerse yaparım de . Bunu unuttugun taktirde Rabbini an ve "umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın olan biryola iletir de (Kehf suresi 24)
Onlar mağaralarında üçyüzyıl kalmışlardır buna dokuz yıl daha eklemişlerdir (Kehf suresi 25)
Kur an ı Kerimde yedi uyurların isimleriyle ilgili her hangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri söyledir Yemliha , Mekselina , Mislina Mernuş Debernuş, Sazernuş, Kefeştatayuş , ve köpeklerinin ismi Kıtmir dir Tabiriye göre mağara arkadaşlarının reisi mekselena idi digerlerinden üçü Dakyanus un (Decius) sağ kolu diger üçü ise sol kolu idiler kefeştatayuş ise yolda onlara katılan çoban olup kıtmi de onların köpegidir
Selçuklular devrinde Eshab-ül Kehf mağarasının Afşin yakınlarında olduguna kesin şekilde inanılıyordu bunu 13.yy. birinci yarısında Selçuklu devletinin Maraş valisi Nusretettin Hasan beyin buraya bir tekke mescide ve medrese yaptırmasından anlıyoruz mescit incelendiginde Mağranın mescit önündeki küçük kilisenin mescid e katıldığını kolayca anlayabiliriz
Kilisenin burada bulunması bizi bazı önemli gerçeklere götürmektedir Selçuklular devrinde Külliyenin yapılması esnasında Burada kilisenin bulunması Anadolu Hrıstıyanlarınında mağara arkadaşlarının burada uyuduklarını gösterir
Eshab ul Kehf in afşin de bulundugu inancı Selçuklulardan sonra Dulkadiroğlu Beyligi ve Osmanlı devleti zamanındada buranın ihya edilmesini sağlamıştır
Kaldıki Kur-an-ı Kerimdeki Kehf suresinde yer alan 17. ayette "Günesi doğdugu zaman mağralarının sağına eğilirken battığı zaman da sol taraftan onları keser gecerken görürsün" Onlan mağaralarının geniş bir köşesinde idiler............ şeklindeki ibare incelendiğinde ve Afşin de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında birebir uyum gösterdigi bariz bir şekilde görülür
Magra arkadaşlarının Afşin de bulunan mağra da uyudukları kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asal vurgulamak istedigimiz Bu gençlerin Allah a olan mahabbetidir.
Kuran’ı Kerimde; Eshabı-l Kehf mağara arkadaşları demektir. Eshabı-l Kehf ile ilgili ayetler Kuran-ı Kerim XVIII süresinde bulunmaktadır.bu surenin ayetleri mekkede nazil olup Eshabı-l kehf ve Yedi uyurların tanrının mucizesi olduğunu hikmetlerini ve akıbetlerini geniş anlamda kapsamaktadır. Tarih ve Tefsir eserlerinde ise Eshabı-l Kehf hakkında birçok eser bırakılmasa rağmen en detaylı bilgileri zamanın bilim adamlarından Taberi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser daha sonrada bir çok bilim adamına ışık tutarak günümüze kadar gelmiştir. Taberi’nin verdiği bilgilere göre Eshabı-l Kehf Tanrıya iman eden gençler olup, puta tapan bir kavimin mensubu iken Tanrı onlara doğru yolu göstermiş, onların amacı ise Hazreti isa’nın yolundan gitmek ve İslamiyet inancını taşımaktı. O tarihin Hükümdarlarından Dakyanus gençlerin dinlerinden ayrıklarını haberini alınca, onları yakalamaya çalıştı fakat gençler dinlerinde sebat ederek Nihlus adlı bir mağaraya sığındılar. Geceyi geçirmek için girdikleri mağarada yanlarında çiftçi arkadaşlarının köpekleri Kıtmirde bulunuyordu Allah’ın takdiri ile zulümden kaçan gençlerin inançlarıyla yüzyılın süren bir uykuya daldılar ve uyandıklarında zulüm bitmiş olup halkımız arasında bugüne kadar ruhani olarak değerini korumuşlardır.
Yedi uyurların ismi şu şekildedir:
Yemliha, Dekarnus
Mekselina Sazenus
Mislina Kafetatavus
Mernuş
Kaynak:Kahramanmaraş Valiliği
Eshab-ı Kehf Tarihi
Eshab-ı Kehf - Afşin
MAĞARA ARKADAŞLARININ HİKAYESİ
Eshabı Kehf hadisesi kur anı karim de ve diğer semavi kitaplarda Bas-ü bedel mevt(Yeniden dirilme )inancının delilleri arasında gösterilir. Buna göre
Efsus yada Yarpuz denilen yerde Dakyanus (Dakyus) adında bir zalim hükümdar halkı kendisine ve putlara taptırırmış. Allah ın varlığına ve birligine inanan bir kaç genç ise gizlice ibadet ederek bu zalimin buyrugu dışına çıkarlarmış Bunu haber alan Dakyanus tan kaçan gençler kendileri gibi inançlı bir çobana rastlarlar Çoban ve kıtmir adındaki köpegi de onlara katılır Çobanın bildigi ve yanında su olan bir mağraya sığınan Eshabül kehf burada uykuya dalarlar Kralın vezinleri mağrayı bulurlar ançak korkularından içeriye giremezler Eshabı kehf buradaysa çıkmayıp helak olsunlar diyerek mağranın ağzını ördürürler
Eshabı kehf bir rivayete göre 309 sene bu vaziyette kalırlar acıktıklarından bahisle içlerinden Yemliha yı şehre ekmek almaya gönderirler Şehirde Dakyanus zamanından kalma parayla alış veriş yapmak isteyen Yemliha dan şüphelenen halk onu mahkemeye çıkartır Mahkemede halini anlatan Yemliha delil için halkı mağranın önüne getirir Ancak mağrada kendisini bekleyen arkadaşlarının korkabileceğinden bahisle içeriye yalnız girip onlara durumu anlatacağını söyleyerek ayrılır ve sır olup gider bu olay zalim Dakyanus tan yüz yıllarca sene sonra Allah a inanmakla beraber ahirete ve yeniden dirilmeye inanmayan halk için müthiş bir mucize olur. Devrin kralının dualarıda böylece kabul olmuş olur.
Kuran ı Kerimde yer alan Kehf Suresinde mağara arkadaşlarının durumuna değinilmiş ancak ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Kehf suresinin 9. ayetinde "sen ashabı kehfi ve rakimi kerametlerimizden birimi sandın" sözleri ile Hz. Peygambere seslenildikten sonra mağara arkadaşları ile ilgili bilgi verilmeye başlanmaktadır.(Bazı kimseler ) "onlar üçtür dördüncüleri köpekleridir" diyecekler bunlar (Bazılarıda ) onlar beştir altıncıları köpektir diyecektir. Bunlar gaybı taşlamaktır ( Bazıları ise ) onlar yedidir sekizincileri köpekleridir diyeceklerdir De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. O halde onlar hakkında sana bildirilen açık deliller dışında münakaşaya girme ve onlar hakkında hiç kimseden bir şey sorma (Kehf Suresi 22)
Hiç bir şey için (Bunu yarın yapacağım deme Kehf suresi 23)
Ancak "Allah dilerse yaparım de . Bunu unuttugun taktirde Rabbini an ve "umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın olan biryola iletir de (Kehf suresi 24)
Onlar mağaralarında üçyüzyıl kalmışlardır buna dokuz yıl daha eklemişlerdir (Kehf suresi 25)
Kur an ı Kerimde yedi uyurların isimleriyle ilgili her hangi bir ibare bulunmamakla birlikte halk arasında isimleri söyledir Yemliha , Mekselina , Mislina Mernuş Debernuş, Sazernuş, Kefeştatayuş , ve köpeklerinin ismi Kıtmir dir Tabiriye göre mağara arkadaşlarının reisi mekselena idi digerlerinden üçü Dakyanus un (Decius) sağ kolu diger üçü ise sol kolu idiler kefeştatayuş ise yolda onlara katılan çoban olup kıtmi de onların köpegidir
Selçuklular devrinde Eshab-ül Kehf mağarasının Afşin yakınlarında olduguna kesin şekilde inanılıyordu bunu 13.yy. birinci yarısında Selçuklu devletinin Maraş valisi Nusretettin Hasan beyin buraya bir tekke mescide ve medrese yaptırmasından anlıyoruz mescit incelendiginde Mağranın mescit önündeki küçük kilisenin mescid e katıldığını kolayca anlayabiliriz
Kilisenin burada bulunması bizi bazı önemli gerçeklere götürmektedir Selçuklular devrinde Külliyenin yapılması esnasında Burada kilisenin bulunması Anadolu Hrıstıyanlarınında mağara arkadaşlarının burada uyuduklarını gösterir
Eshab ul Kehf in afşin de bulundugu inancı Selçuklulardan sonra Dulkadiroğlu Beyligi ve Osmanlı devleti zamanındada buranın ihya edilmesini sağlamıştır
Kaldıki Kur-an-ı Kerimdeki Kehf suresinde yer alan 17. ayette "Günesi doğdugu zaman mağralarının sağına eğilirken battığı zaman da sol taraftan onları keser gecerken görürsün" Onlan mağaralarının geniş bir köşesinde idiler............ şeklindeki ibare incelendiğinde ve Afşin de bulunan mağarayla karşılaştırıldığında birebir uyum gösterdigi bariz bir şekilde görülür
Magra arkadaşlarının Afşin de bulunan mağra da uyudukları kanıtlar tarafından gösterilmekle birlikte bizim asal vurgulamak istedigimiz Bu gençlerin Allah a olan mahabbetidir.
Kuran’ı Kerimde; Eshabı-l Kehf mağara arkadaşları demektir. Eshabı-l Kehf ile ilgili ayetler Kuran-ı Kerim XVIII süresinde bulunmaktadır.bu surenin ayetleri mekkede nazil olup Eshabı-l kehf ve Yedi uyurların tanrının mucizesi olduğunu hikmetlerini ve akıbetlerini geniş anlamda kapsamaktadır. Tarih ve Tefsir eserlerinde ise Eshabı-l Kehf hakkında birçok eser bırakılmasa rağmen en detaylı bilgileri zamanın bilim adamlarından Taberi tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser daha sonrada bir çok bilim adamına ışık tutarak günümüze kadar gelmiştir. Taberi’nin verdiği bilgilere göre Eshabı-l Kehf Tanrıya iman eden gençler olup, puta tapan bir kavimin mensubu iken Tanrı onlara doğru yolu göstermiş, onların amacı ise Hazreti isa’nın yolundan gitmek ve İslamiyet inancını taşımaktı. O tarihin Hükümdarlarından Dakyanus gençlerin dinlerinden ayrıklarını haberini alınca, onları yakalamaya çalıştı fakat gençler dinlerinde sebat ederek Nihlus adlı bir mağaraya sığındılar. Geceyi geçirmek için girdikleri mağarada yanlarında çiftçi arkadaşlarının köpekleri Kıtmirde bulunuyordu Allah’ın takdiri ile zulümden kaçan gençlerin inançlarıyla yüzyılın süren bir uykuya daldılar ve uyandıklarında zulüm bitmiş olup halkımız arasında bugüne kadar ruhani olarak değerini korumuşlardır.
Yedi uyurların ismi şu şekildedir:
Yemliha, Dekarnus
Mekselina Sazenus
Mislina Kafetatavus
Mernuş
TÜRKÇE
Ashab-ı Kehf ve bu olayın kuvvetle muhtemel vukuu bulduğu mekan olan Kahramanmaraş Afşin Ashab-ı Kehf Külliyesi, Bizans döneminde olduğu gibi Selçuklular'ın fethinden sonra da Hıristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal bir mekan kabul edilip önemli bir ziyaret yeri olmuştur. Ashab-ı Kehf ya da Yedi Uyurlar hadisesi, Hıristiyanlar tarafından Seven Sleepers adı ile bilinir. Yedi Uyurlar, terim anlamı olarak, Roma döneminde putperest Dakyanus'un zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınan ve mağarada, Allah tarafından uzun yıllar uyutulup tekrar uyandırılan ve halk arasında Yemliha, Mislina, Mekselina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş ve Kefestatayuş isimleriyle bilinen inançlı yedi genç ile köpekleri Kıtmir'i ifade eder.Ashab-ı Kehf iki kelimeden oluşan Arapça bir tamlamadır. Kehf; oyuk,in,mağara anlamlarına gelir.Arapça eşanlamlısı ğardır.Ashabın ise iki anlamı vardır. İlki sahibin çoğuludur.Dolayısıyla Ashab-ı Kehf bu anlamda Mağara Arkadaşları anlamına gelir. Diğeri ise dostlar, arkadaşlar anlamında kullanılan ashabdır ki bu anlamıyla da Mağara Dostları, Mağara Arkadaşları veya Mağara Yaranı anlamlarına gelir.
ENGLISH
Having been accepted as a sacred place by both the Christians and the Muslims after the conquest of the Seljuks, Ashab-ı Kehf became an important place to visit just as it had been in the Byzantine period. It is known by the Christians with the name 'Seven Sleepers'. In the lexical meaning, Seven Sleepers refer to the seven young believers who escaped the persecution of the heathen Dakianus and took refuge in the cave in the Roman period, and after being put to sleep by God for many years, were woken again, and who are known among the public with their names Yemliha, Mislina, Mekselina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş and Kefestatayuş and their dog Kıtmir. Ashab-ı Kehf is an Arabic compound phrase made up of two words. Kehf means cavern, hole, cave. Its Arabic synonym is ğar. Ashab has two meanings. The first is the plural of 'owner'. Therefore, The Seven Sleepers, Ashab-ı Kehf means 'cave friends' in this context. The other is ashab which is used as a word meaning pals, friends, and it also means cave pals, cave friends and cave splitters in this frame of reference.
DEUTSCH
Ashab-ı Kehf, wird wie auch schon in der Ära der Byzantiner auch nach der Eroberung der Selcuken von Christen und Muslimen als heiliger Ort angesehen und ist ein wichtiger Besuchsort. Von Christen ist dieser Ort unter dem Namen "Siebenschläfer" bekannt. Die Wortbedeutung dieses Begriffes umfasst sieben Schlafende. Damit sind sieben gläubige Jugendliche gemeint die in der heidnischen Ära der Römerzeit von der Verfolgung des damaligen Königs Dakianus flohen und sich in einer Höhle versteckten, daraufhin von Gott viele Jahre in tiefem Schlaf versetzt wurden und der sie danach ebenso wieder aufwachen ließ. Im Volksmund sind diese unter den Namen Yemliha, Mislina, Maximian (Mexelina), Mernus, Deberus, Schazenus und Kefestayus bekannt und deren Hund trug den Namen Kıtmır. Das Wort Ashab-ı-Kehf ist eine präpositionale Phrase in zwei Teilen aus dem Arabischen. "Kehf" bedeutet Höhle. Das arabische Synonym ist "Ğar" Das Wort "Ashap" trägt zwei Bedeutungen. Die erste ist das Plural von Besitzer/Träger. Somit bedeutet Ashab-ı-Kehf "Höhlenfreunde" Als zweite Bedeutung wird für "Ashap" der Begriff "Freunde" verwendet was hier letztendlich wieder "Höhlenfreunde" und "Höhlenbenutzer" bedeutet.