AFŞİN İLÇESİNDE GEZİLECEK YERLER
AFŞİN İLÇESİNDE GEZİLECEK YERLER :
ULU CAMİ:
İlçe merkezindedir. Yazıtında: 1570 yılında, Danışmentlilerden Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Son cemaat yeri: 1707 yılında, mescide dönüştürülmüştür.
DEDEBABA TÜRBESİ:
İlçe merkezinde, Atatürk caddesi üzerindedir. Dedebaba isimli bu zat, İslam ordularıyla birlikte, Anadolu’ya gelmiş ve geri dönmeyerek buraya yerleşmiştir. Buraya yerleşmesindeki en büyük neden ise, Eshab-ı Kehf. Türbe, günümüzde: felçli ve sara hastası olanlar ve şifa arayanlar tarafından yoğun olarak ziyaret ediliyor. Türbe, bir Selçuklu eseri olarak önem kazanmaktadır.
ESHAB-I KEYF KÜLLİYESİ:
Kuran-ı Kerim’e göre: Eshab-ı Keyf: mağara arkadaşı anlamına gelir. Buna ait ayetler, Kuran-ı Kerimde bulunmaktadır. Eshab-ı Keyf: Tanrıya iman eden gençlerdir. Bunlar: puta tapan bir kavmin mensubu iken, Tanrı, onlara doğru yolu göstermiştir. Ancak, o dönemin hükümdarlarından, Dakyanus, gençlerin inançlarından koparak, Tanrıya inanmaya başladıklarını öğrenince, onları yakalamaya çalışır. Ancak, gençler, Nihlus adındaki bir mağaraya sığınırlar. Geceyi geçirmek için sığındıkları mağarada, yanlarında bir köpek (Katmir) de bulunur. Zulümden kaçan bu gençler, inançlarıyla, yüzyıl süren bir uykuya dalarlar ve uyandıkları zaman zulümün bittiğini görürler. Selçuklular döneminde, Eshab-ı Keyf mağarasının, Afşin yakınlarında bulunduğuna inanılıyordu. Bu yüzden, buraya külliye yapılmış. Burada kilise bulunduğu: Anadolu Hıristiyanları tarafından da, mağara arkadaşlarının burada uyuduklarına olan inancın ifadesidir. Kuran-ı Kerim, Kehf suresinde: 17. ayette: “Güneşi doğduğu zaman mağaralarının sağına eğilirken, battığı zaman da sol taraftan onları keser geçerken görürsün” diye belirtilmekte ve buradaki mağara, bu özelliklere tam uymaktadır.
Anlatılanlar bunlar. Ben, buna benzer söylentileri, İzmir-Efes bölgesinde de duydum ve orada, “Yedi Uyurlar” olarak isimlendirilen mağarayı gezdim. Aynı, söylence, burada da etkin. Bilmiyorum, olayın aslı nerde olmuş. Ama benim için önemli olan, sizlere anlatılanları intikal ettirmek. Sonuçta, siz gezdikçe, Eshab-ı Keyf’in nerde olduğuna karar vereceksiniz.
Evet: Eshab-ı Kefy: İlçenin, 8 km. batısındadır. Bölgenin en önemli turizm etkinliği olan yeridir.
Burada, bir tepe üzerinde, çeşitli yapılar topluluğu var. Cami, kervansaray ve birçok küçük yapıdan oluşan bunlar: 13.yüzyıldan kalmadır. Yani, külliye Selçuklular döneminde yapılmıştır.
Eshab-ı Keyf mağarasının önündeki yapı: bir Bizans kilisesidir ve 377 yılında, Kral Teodus tarafından yaptırılmıştır. O dönemde, yöre, Roma Kapadokya vilayeti sınırları içinde kalıyordu. Günümüzde, cami olarak kullanılmaktadır. Eshab-ı Keyf camisi olarak biliniyor.
Mağara ise: kayaya oyulmuş, üç bölümlüdür. İnsan yaşamasına uygun bir durumdadır. İçinde içilebilen suyu bulunan mağara, kuzey batıya bakıyor. “Kehf suresi”nde belirtildiği gibi: güneş sabah ve akşam mağarayı teğet geçerek değmektedir.
Kervansaray yapısında: bölgenin ziyaretçileri, bir zamanlar konaklamışlar. Evet, günümüzde, Ashab-ı Keyf kültürü, yörede nesilden nesile anlatılarak sürdürülmektedir. Hatta, yöre insanı çocuklarına, bu söylencede anlatılan gençlerin isimlerini vermektedirler.
HURMAN KALESİ:
İlçe merkezine bağlı, Maravuz köyündedir. Bulunduğu yer olarak, çok stratejik noktada kurulmuştur. Hemen yanından, Hurman Çayı geçiyor. Sarp bir kaya üzerinde kurula kale, tam bir kartal yuvası gibi görünüyor. Burçlarının yüksekliği, yer yer: 10-15 metreye kadar ulaşıyor. Ancak, yapım tarihi ve yaptıranlar hakkında bilgi yok. Ancak, büyük ihtimalle, Bizans döneminde yapıldığı sanılıyor.
Yapı içinde: asker barınakları, kilise, su ve yiyecek deposu olarak kullanılan yerler görülüyor. Hatta, kalenin, günümüzden 70-75 yıl öncesinde, kervansaray olarak kullanıldığı bilinmektedir. Atlarla seyahat eden kervancıların veya yolcuların burada geceledikleri, konakladıkları sabittir. Günümüzde burayı ziyaret ederseniz görebilecekleriniz: bir kilise, su ve yiyecek depoları, asker barınakları.
TANIR KASABASI
Afşin ilçemize 20 km uzaklıktaki Tanır mahallesi içinden geçen hurman çayı ve onun çevresi mesire alanı ve piknik alanı olarak tarihi kalıntılar çoban pınarı bir çok tümülüs tepeleri Ayrandede gibi çok güzel yere sahip olan bir mahallemizdir
KAŞANLI KÖYÜ KAYA KABARTMASI:
İlçe merkezine, 35 km.uzaklıkta, Kaşanlı köyü yakınlarındadır. Kızoğlu kabartması olarak da biliniyor.
Kabartma: kız-oğlan kayası olarak da bilinmektedir. Kaya üzerindeki kabartmada: 7 metre yükseklikte, bir de şapel yapısı var. Bu kabartmada: Bizans sanatı örneklerinden, İsa-Meryem ve Aziz Johannes figürleri betimlenmiştir.
AFŞİN-ELBİSTAN TERMİK SANTRALI:
Türkiye’nin en büyük termik santralı, Afşin ilçenin Çoğulhan kasabasındadır şimdi ise Afşin ilçesinin mahallesidir. Burada halen AB Termik santralları olmak üzere iki adet var. Bunlarda üretim devam ediyor. Ama, aynı zamanda, iki Çünkü, bölgedeki kömür rezervi birçok santralı kaldıracak kapasitedir. Santral, su ihtiyacını, Ceyhan nehri kaynağından alır. Bu arada, santralde işlenen kömür, Afşin Elbistan havzasından alınıyor ve zaten bu yüzden santrale Afşin-Elbistan santralı ismi verilmiştir.
AFŞİN
Atlas dağına bak karla kaplanır
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Sümbül nergizine beller saplanır
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Yaylaların vardı ışık yanıyor
Koyun kuzuyuda meler sanıyor
Pınarların akıyor içim kanıyor
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Kengerin yemliğin bulgur aşında
Güzeler toplanır kale başında
Genç kızların bilmemki kaç yaşında
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Ters lalende döner kendi özüne
Şavkıları vurur parlar gözüne
Keklik öter gelir dişi sözüne
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Sevda tepesini gezmeye gittik
Rampayı çıkmaktanda yorgun bittik
Yeşillik içinde nasılda yittik.
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Her kaya dibinde sular akıyor
Sevdiğim başına çiçek takıyor
Geyiklerde meril meril bakıyor
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Çoban kurda kuşa tüfek sıkıyor
Hamişim gurbette vallah bıkıyor
İçinde sevgiler hasret yıkıyor
Güllerine kurban olduğum Afşin.
Düzenleyen Şair Yazar
Mustafa Hamiş
Kaynak.: Orhan Meral
Fotoğraf: Mehmet Gören




