ŞAİR VE YAZARLAR.
HALK ŞAİRİ MUSTAFA HAMİŞ KİMDİR


Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde 1958 yılında dünyaya geldim.İlk.orta ve lise eğitimimi Afşin'de tamamladım 1979 yılında Afşin Belediyesinde çalışmaya başladım.1983 yılında Türkiye Elektrik Kurumunda memur olarak göreve başladım.Daha sonraları iş yerimin üçe ayrılması nedeniyle TEDAŞ'a devir oldum.2011 yılı Haziran ayında TEDAŞ'tan emekli oldum.Bundan sonraki hayatım şiir yazmak Gazete çıkarmak Afşin ve Eshab-ı Kehfin tanıtımı için çalışmalara başladım halen bu görevi sürdürmekteyim. EFSUS HABER GAZETESİ AFŞİN KÜLTÜR VE SANAT DERGİSİ ni çıkartarak İnternet üzerinden AFŞİN FLAŞ HABER Merkezini kurarak bölgemiz haberlerini takip ediyorum.Şu ana kadar 11 adet şiir kitabı çıkarttım.çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldım.Şiir kitaplarım AFŞİN'İM, BİNBOĞANIN ÜÇ ÇİÇEĞİ, MUSTAFA HAMİŞ ŞİİRLERİ, HEY GİDİ GÜNLER ,YALAN İMİŞ TURNALAR,AFŞİN'DEN ESİNTİLER,ATLAS DAĞI, ESHAB-I KEHFİN GÜLLERİ MEMLEKETİM ve GÜL İLE DİKEN İsimli şiir
kitaplarım çıktı.Şiirlerim ilk okulların test kitaplarında yayınlandı.
Kültür Bakanlığı tarafından Halk şairi kimliğini aldım EFSUS KÜLTÜR TANITIM ve GELİŞİM DERNEK Başkanı olarak.Yolumuza devam ediyorum
SIRA SENDEMİ
Çekerler bir günde yaşam fişini
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Ummadığın zaman sıkan dişini
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Karşında Azrail onu bulursun
Canını verinde toprak olursun
Elin kolun bağlı böylece dursun
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Korktuğun gelirde susan sonunda
İstemesen giden mezar yolunda
Eşin dostun gelmiş sağın solunda
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Bırakıp gidersin olursun yoktan
Göçüpte gittiğin söylenir çoktan
Ölümünde emri geliyor haktan
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Saatlar çalışır zaman durmuyor
Aylar yıllar hızla akıp gidiyor
Hamiş sonun geldi seninde diyor
Gidenler gidiyor sıra sendemi.
Mustafa Hamiş
Şair
KARDAŞ
Ekmek arayanı nasıl bilmenki
Çöplerde rızkını ararlar kardaş.
Kimileri çapsız olmuş itibar neki
Çöplerde rızkını ararlar kardaş.
Gördüğünü görmez yemin ettirir
Tanırsın tanımaz bu ne hikmettir
Şeref şahsiyatı satan namerttir
Çöplerde rızkını ararlar kardaş.
Komşusu ölüyor insanlık boşa
Sende çal diyorlar git öyle yaşa
Allahım vermesin gelmesin başa
Çöplerde rızkını ararlar kardaş.
Hamişim bakıyor yüreği sızlar
Sırtlarında çuval erkekle kızlar
Aylar yıllar geçer bilmezler yazlar
Çöplerde rızkını ararlar kardaş.
Halk şairi
FELEK
Neşesi kalmadı nasıl kalalım
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Bırakmaz yakamı murad alalım
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Geçmişi düşünür bugün ağlarım
Sonbahara döndü yeşil bağlarım
Hurman suyu gibi akıp çağlarım
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Aradım bulamam eşi menendi
Takıldı boynuma idam kemendi
Zehir etti aşı vallah yemendi
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Çektirdin cefalar kime neyledim
Işığımı aldın gece eyledin.
Dertleride verdin benden gizledin
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Sürdürmedin bana zevki sefayı
Öksüz koyan anam bacım sunayı
Hamişime yasak ettin gülmeyi
Dünyada sefalar sürmedim felek.
Şair
ÖĞRETMENİM!
Heceler bellettin dönmez dilime,
Çiçekler açardı güzel yüzünde.
Kalemle silgiyi verdin elime
Çiçekler açardı güzel yüzünde.
Çocuklarınla biz aynı gözünde
Vatanın sevgisi vardı özünde
Doğru olun derdin bütün sözünde
Çiçekler aşardı güzel yüzünde.
Üzüldüğüm zaman dertler edersin
Kötülüğe karşı ilmi seçersin,
Zorluğu zahmeti hep sen çekersin,
Çiçekler açardı güzel yüzünde.
Gelmediğim zaman evde bulurdun.
Okul kapısında nasıl dururdun,
Hamişi görürdün mutlu olurdun,
Çiçekler açardı güzel yüzünde.
Mustafa Hamiş
Şair
AFŞİN
Atlasında vardı yemyeşil bağlar
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Çevirmiş etrafı dumanlı dağlar
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Taş kömürü olmuş toprağı taşı
Çok özledim anam ile kardaşı
Yaylasına düşmüş parlar güneşi
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Maravuz Arıtaş güzel yöresi
Günümüzde yaşar örfü töresi
Hurman nehri akar oğlak deresi
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Esenceden geçer Göksun çayları
Tülüce tepesi bahar aylaları
Eshab-ı kehfte kervan sarayları
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Kokusuna doyman biter sümbülü
Bahçesinde öter sarı bülbülü
Hamişin memleket yanında gülü
Sevgin yüreğimi yakıyor Afşin.
Gazeteci şair
MEZARA
Yaşadığım günler çektiğim çile
Dertlerim benimle gider mezara.
Söylemedim dosta ömrümde bile
Dertlerim benimle gider mezara.
Rüzgarda savrulup tarumar oldum
Sararmış solmuşta yaprağa döndüm
Kalkarım her sabah acıya doydum
Dertlerim benimle gider mezara.
Gündüzler saklandım görmesin diye
Ömrümde geçiyor gidiyon diye
Saymadım yılları nefretim niye
Dertlerim benimle gider mezara.
Ne yaptımsa olmaz eskisi gibi
Karanlıktır sonu görünmez dibi
Hamişinde evi toprağın dibi
Dertlerim benimle gider mezara.
Şair
KORONA VİRÜS
İnsanların her gün düşmez dilinden
Hal koymadın bizde korona virüs.
Sevdiğim dostları aldın elimden
Hal koymadın bizde korona virüs.
Milyonlarca canlar aldı bıkmadı
Yaşlı ihtiyar genç evden çıkamadı
Mikrobunu yaydı yaşa bakmadı
Hal koymadın bizde korona virüs.
Kurtulmaz sendende hastane yolu
Hastalarla dolmuş sağımda solu
Maskeni takıpta mesafe koru
Hal koymadın bizde korona virüs.
Hamişi bacıdan eşten kaçırdı
Yakaladığını evde yatırdı
Çin’den bu yanada kırdı geçirdi
Hal koymadın bizde korona virüs.
Halk şairi
15.11.2020
EVLİLİK YILDÖNÜMÜ
Evlendik seninle on kasım günü
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene.
Unutmak mümkünmü o güzel dünü
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene.
Vardın zor günümde eşim olmaya
Dertlenip başlarsam ben ağlamaya
Dayanmaz yüreğin bana bakmaya
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene
Acıları çektik demen kullara
Sılayı terkedip düştük yollara
Yaşadığım değdi bütün bunlara
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene.
Gün oldu kaldık aç ve açıkta
Yanımdasın destek oldun yoklukta
Yanmazdı sobamız yattık soğukta
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene.
Hamişe verdin hep mutlu olmayı
Seninle bahtiyar mesut kalmayı
Değersin yanımda güller almayı
Aynı yastığa baş koyduk kırk sene.
Gazeteci şair
MÜTEAHHİT OLDU
Binayı yaparken malzeme çaldın.
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu.
Konutları yaptın etrafı sardın.
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu
Depremler olunca ortada kaldın
Çürük olan yeri ucuza aldın
Evler yapmak için haberi saldın
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu.
Akraba demedin nasıl kandırdın.
Onbir oniki kat hemen yaptırdın.
Ümitleri çaldın, yolu saptırdın.
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu.
Sağlam yaparımda uçmaz dediğin.
İzmir Elazızda canlar verdiğin
Helal nedir bilmen haram yediğin.
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu.
Hamişim sahtekar olandan kaçın
Çatıya atmşsın çürümüş saçın.
Bu vebal kalırda başında taçın.
Bakkalla çiftçimiz müteahhit oldu.
Halk şairi
İZMİRİM
Azrail bekliyor vermez nefesi
Yıkılmış İzmirim ağlar efesi
Binalar altında geliyor sesi
Yıkılmış İzmirim ağlar efesi.
Dağlarında biten güzel çiğdemim
Atamın armağanı canım benim
Yanımda ayrıdır değerin senin
Yıkılmış İzmirim ağlar efesi.
Kızıla boyanmış güneş görünür
Sana beddualar eden sürünür
Türkiyem acınla yasa bürünür
Yıkılmış İzmirim ağlar efesi.
Düşmanı denize seninle döktük
Kadife kaleye bayrağı diktik
Ananın babanın elini öptük
Yıkılmış İzmirim ağlar efesi
Mustafa Hamiş
Şair
KURTULUŞ İÇİN
Yanar anadolum çıkar her zorluk
Toplanır milletim kurtuluş için.
Yıkılmıştı koca imparatorluk
Toplanır milletim kurtuluş için.
Söz verdiler kadın erkek ihtilal
Yurdumda olacak her zaman hilal
Canlarını verdi binlerce bilal
Toplanır milletim kurtuluş için.
Çanakkalede kan akar pınarlar
Şahittir tarihte ulu çınarlar
Analar gidene kına vururlar
Toplanır milletim kurtuluş için.
Çakmaklı tüfekler çıkar kınından
Mermileri gider düşman kanından
Hamişim Kemalim geçer yanımdan
Toplanır milletim kurtuluş için.
Şair
DÜŞMAN
Fırtına esiyor yıkıyordu yel,
Bu cennet yurdumu sarmıştı düşman.
Çağırıyor atam vatan için gel
Bu cennet yurdumu sarmıştı düşman.
Yanıyor memleket görünür sisi
Toplanır dağlarda Millet meclisi.
Kadın ihtiyarın başlar çilesi
Bu cennet yurdumu sarmıştı düşman.
Zaferlere koştuk unuttuk dünü
Özgürlüğü verdi cumaydı günü
Cihana yayıldı Türkün ünü,
Bu cennet yurdumu sarmıştı düşman.
Bahara geldikse doyulmaz bir haz,
Hamiş millet için ne yaptıksa az
Göster gücünüde yine tarih yaz,
Bu cennet yurdumu sarmıştı düşman.
Mustafa Hamiş
Şair
AZERBEYCANIM
Biz Türküz kardeşiz iki devletiz
Canımsın kanımsın Azerbeycanım.
Tarihlerde yazar yenilmez milletiz
Canımsın kanımsın Azerbeycanım.
Ay yıldız bayrağın altında hürsün
Vermen vatanını Dünyalar görsün
Varlığın kıyamete kadar sürsün
Canımsın kanımsın Azerbaycanım.
Karabağda ölen benim acımdır
Cepede savaşan anam bacımdır
Azeri Türkmen yurdu başta tacımdır
Canımsın kanımsın Azerbaycanım.
Cihan birleşsede seni yıkamaz
Arkandayız bizler karşı çıkamaz
Kimsede sana yan gözle bakamaz
Canımsın kanımsın Azerbaycanım.
Hamiş derde dünya zafer duyacak
Vermez toprağını kanıyla ancak
Çizilmiş sınırım ermeni uyacak
Canımsın kanımsın Azerbeycanım.
Mustafa Hamiş
Gazeteci şair
HURMAN KALESİ
Kaleni yapmışlar güzeldi dağın
Söylermisin bana bu gün yaşını.
Hurman çayı coşar oymuş sağını
Söylermisin bana bu gün yaşını.
Toprağın altında tarihin yatar,
Marabuz köyüne güzellik katar
Kıvrılmış yolların ovalar aşar
Söylermisin bana bugün yaşını.
Ağaçların dizilmiş suların akar
Şimdileri uçmuş çobanlar yatar
Gelenler gidenler haline bakar
Söylermisin bana bugün yaşını.
Hamişim yazmayı kafaya koydu
Bu güzellikleri insan sordu
Resiminide yapıp taşlara oydu,
Söylermisin bana bugün yaşını.
Mustafa HAMİŞ
Afşinli şair
Ters Lalem
Binboğa dağında gördümde seni,
İlk bahar geldimi açar ters lalem.
Türkiyem de ne çok vardır seveni,
İlk bahar geldimi açar ters lalem.
Boynunu bükersen ağlar yanarım,
Damla damla akan yaşa bakarım
Tomurcuklarını başa takarım
İlk bahar geldimi açar ters lalem.
Seherin vaktinde açıp güzelsin,
Çiçeklerin içinde hep özelsin.
Dünya alem sana aşık bilesin,
İlk bahar geldimi açar ters lalem.
Kayanın dibinde gündüz bitersin,
Hamişime bakıp nazlar edersin,
Sonbahar ayında çekip gidersin,
İlk bar geldimi açar ters lalem.
Mustafa HAMİŞ
Afşinli şair
ÇAMAN
Açık ekmeğe sür anla tadını
Afşinde çamanı yemeden gitme.
Unutman bir daha asla adını
Afşinde çamanı yemeden gitme.
Açı biber kemik suyu özüdür
Kahvaltının başa konan süsüdür
Yanan ağızların sönmez közüdür
Afşinde çamanı yemeden gitme.
Sonbahar ayında yapımı başlar
Sarımsak soyulur çatılır kaşlar
Tutaman gözünden akarda yaşlar
Afşinde çamanı yemeden gitme.
Hamişim gelinde tadına bakmak
Tere yağı koyup yumurta kırmak
Sofraya oturup zevkine varmak
Afşinde çamanı yemeden gitme.
Mustafa Hamiş
Şair